Pek Çok Markamız İçin Tazminatsız Erken Çıkış Can Simidi Niteliğinde

İkinci dalga kısıtlamaları sonrası perakende için ciro kirası ve kira indirimi imkânı olmayan mağazaları boşaltma dışında bir seçenek kalmadığını bildiren BMD Başkanı Öncel:

 

Pek çok markamız için tazminatsız erken çıkış can simidi niteliğinde

 

Dünyanın olağanüstü bir dönemden geçtiğini belirten Sinan Öncel, “Bu koşullarda yıllar önce imzalanmış kontratlarla markalarımızın ellerinin kollarının bağlanmasını ‘adil ve etik ticaret’ ilkesi ile bağdaştırmakta zorlanıyoruz. Tüm perakende sektörü  için  ‘mücbir sebep’ kuralı işletilerek mülk sahibi kiracı çekişmesine son verecek ‘tazminatsız erken sözleşme feshi’ imkanının sağlanmasının hayati olduğunu düşünüyoruz. Eğer sesimize kulak verilmezse ABD ve Avrupa’da çokça tanık olduğumuz gibi ülkemizde de iflaslarla karşılaşmamız kaçınılmaz olacak” dedi.

 

Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Sinan Öncel, perakende sektörü için  ciro kirası ya da kira indirimi imkânı olmayan mağazaları boşaltma dışında bir seçenek kalmadığını söyledi, Öncel, “Perakende için tazminatsız serbet çıkış şansı verilmezse birçok marka önümüzdeki baharı göremeyebilir”dedi.

 

Sinan Öncel, ilk dalgada ‘yedek akçe’yi bitiren perakende sektörü için  ikinci dalga önlemleri ile birlikte çok daha zor ve riskli bir dönemin başladığının altını çizdi. 21 Kasım’da başlayan kısıtlamaların perakende cirolarına negatif etkisinin daha ilk 10 günde görüldüğünü anlatan Öncel, şöyle devam etti:

 

 

EFSANE CUMA İNDİRİMLERİNE RAĞMEN MARKALARIN KASIM AYI CİROLARI GERİLEDİ

“Kasım, başta ‘efsane cuma’ olmak üzere indirim kampanyaları ile perakende sektörünün en yüksek ciroya ulaştığı aylar arasında yer alıyor. Bu yıl da Kasım boyunca çeşitli indirim kampanyaları yapıldı. Ancak 21 Kasım’da başlayan kısıtlamaların da etkisi ile birçok markamız Ekim cirosunu bile yakalayamadı. Üyelerimiz arasında yaptığımız ankette de kısıtlamaların  Kasım cirolarına olumsuz yansımasını net bir şekilde görebiliyoru. Örneğin AVM mağazalarında cirosu geçen yıla göre yüzde 80’in altında kalan üyelerimizin oranı Ekim’de yüzde 38 iken kasım’da yüzde 60’a yükseldi. AVM’lerde yüzde 100’ün üzerinde ciroya ulaşan üyelerimizin oranı ise Ekim’de yüzde 25 iken Kasım ayında yüzde 12’ye geriledi. Cadde mağazalarında ise cirosu yüzde 80’in altında kalan üyelerimizin oranı  yüzde 29’dan yüzde 43’e çıkarken, yüzde 100’ün üzerinde ciro yapan üyelerimizin oranı ise yüzde 39’dan yüzde 20’ye düştü. Kasım anketimizde üyelerimize ilk kez e-ticaret cirolarının toplam cirolarına oranını da sorduk. Üyelerimizin yüzde 58’i toplam cirolarının en az yüzde 11’nin, yüzde  27’si ise yüzde 21 ve üstünün e-ticaretten geldiğini beyan etti. Markalarımızın e-ticaret oranlarındaki artışı salgın döneminde tüketici davranışlarının bir yansımasının sonucu olmanın yanı sıra aynı zamanda toplam cirolardaki düşüşün de bir sonucu şeklinde değerlendiriyoruz.”

 

 

HAFTA SONU KISITLAMALARI İLE CİROLARDAKİ EROZYON DAHA DA BÜYÜYECEK

Sinan Öncel, salgın önlemleri çerçevesinde 5 Aralık’ta ülke genelinde başlayan hafta sonu sokak kısıtlaması ile birlikte perakende cirolarında çok daha büyük bir erozyonla karşı karşıya kalınacağını vurguladı. Perakendenin yıllık cirosuna en yüksek katkının geldiği Aralık’tan da ümidi kestiklerini anlatan Öncel, sözlerini şöyle noktaladı:

 

“Önümüzde bilinmezlerle dolu bir dönem var. Biz bu dönemi en az hasarla atlatabilmek için hazırladığımız öneri paketimizi kısıtlamaların başladığı gün kamuoyu ile paylaştık. Bir kez daha altını çizmek istiyorum. AVM mağazalarında ciro kirası, caddelerde ise yüzde 50 kira

indiriminden başka bir çare görünmüyor. Ciro kirası ya da kira indirimi sunmayan mağazaları boşaltmaktan başka bir seçeneğimiz bulunmuyor. Bu nedenle  kamu otoritesinden markalarımıza tazminatsız erken fesih imkanı veren düzenlemeleri acil olarak hayata geçirmesini bekliyoruz. Olağanüstü bir dönemden geçerken yıllar önce imzalanmış kontratlarla markalarımızın ellerinin kollarının bağlanmasını ‘adil ve etik ticaret’ ilkesi ile bağdaştırmakta zorlanıyoruz. Tüm perakende sektörü  için  ‘mücbir sebep’ kuralı işletilerek mülk sahibi kiracı çekişmesine son verecek ‘tazminatsız erken sözleşme feshi’ imkanının sağlanmasının hayati olduğunu düşünüyoruz. Eğer sesimize kulak verilmez ise ABD ve Avrupa’da olduğu gibi ülkemizde de iflaslarla karşılaşabiliriz. Daha net ifade etmem gerekirse mevcut şartların değişmemesi durumunda her biri ülkemizin bir değeri olan bir çok markamızınönümüzdeki baharı göremeyeceğinden endişe ediyoruz.”